Cevap: Yasin suresi tefsiri
Yasin Sureisi 52. âyette yer alan “Uyuduğumuz bu yerden bizi kim kaldırdı?” ifadesinde kabir hayatıyla ilgili olarak iki önemli gereçeğe işaret edilir. Birincisi; kabir azabı, mahşer yerinde yaşanacak dehşet ve cehennemin azabına göre gece uykuda görülen kabus gibi olacaktır. İkincisi; Hz. Ali: “İnsanlar dünyada iken uykudadır, kabre girince uyanırlar” der. İman ve yaratılış gerçeklerini kavrama açısından, kabir hayatına göre dünya hayatı bir uyku gibidir; insanlar ölünce artık gözlerinin önünden maddî veya ceset perdesi kalktığı için görüşleri daha keskin olur (bk. Kâf 50/22) ve bu hakikatlere uyanırlar. Âhiret hayatıyla kıyaslandığında ise kabir hayatı bir uyku gibidir. Bütün gerçekler tüm açıklığı ile âhirette ortaya çıkacaktır.
Bakın, o gün cennetlikler ne halde olacak:
55. Cennet ehli o gün tatlı, mutluluk dolu meşguliyetler içinde cennet nimetlerinden yiyip içerler.
56. Kendileri ve eşleri, gölgeler altında, koltuklara kurulup yaslanırlar.
57. Orada onlar için çeşit çeşit meyveler ve canlarının çektiği her şey vardır.
58. Bir de, merhameti pek bol olan bir Rabden onlara hitâben “Selâm!” sözü vardır.
Cennet nimetlerinin en güzeli, sınırsız merhamet sahibi olan Yüce Rabbimizin, cennet ehline hitap ederek onları bizzat selâmlamasıdır. Bu hususta Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur: “Cennet ehli nimetler içerisinde bulundukları bir sırada onlara bir nûr görünecektir. Başlarını kaldıracaklar bir de ne görsün*ler, şanı yüce Allah üst taraflarından onlara görünmekte ve: «- Ey cennet ehli, es-selamu aleykum» diye buyurmaktadır. İşte yüce Allah’ın: «Bir de, merhameti pek bol olan bir Rab’den onlara hitâben “Selâm!” sözü vardır» buyruğu bunu anlatmaktadır. Rab onlara, onlar da ona bakarlar. Ona baktıkları sürece içinde bulundukları hiçbir nimete dö*nüp bakmazlar bile. Nihâyet hicabı arkasında onlardan gizlenince onların bu*lundukları yerlerde nûru ve bereketleri üzerlerinde kalmaya devam eder.” (İbn Mâce, Mukaddime 13/184) İnkârcı suçluların içler acısı durumuna gelince:
59. Sonra kâfirlere şöyle seslenilir: “Ey inkârcı suçlular! Bugün mü’minlerden ayrılıp şöyle bir kenara çekilin bakalım!”
Bir öğretmenin, suç işleyen bir talebesini arkadaşlarından ayırıp: “Sen şöyle bir kenara çekil, bakayım” demesi bile ne kadar ürkütücü ve korkutucu olur. Burada ise husûsî bir cezaya çarptırmak üzere mücrimlere böyle hitap edenin Âlemlerin Rabbi olduğunu düşündüğümüz de manzaranın ne kadar korkunç olduğu anlaşılacaktır. O inkarcı suçlulara böyle hitap edilmesinin sebebi:
60. “Ben size öğüt vermedim mi: Ey Âdem oğulları! Şeytana tapmayın; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.”
61. “Yalnız bana kulluk edin; dosdoğru yol işte budur” diye?
62. Buna rağmen, gerçekten o içinizden nice nesilleri doğru yoldan saptırdı. Aklınızı kullanıp, ona göre davranmalı değil miydiniz?
63. İşte, tehdit edilip durduğunuz cehennem!
64. İnkâr içinde yaşayıp kâfir olarak öldüğünüz için, yanıp kavrulmak üzere girin bugün oraya!
______________________________
|