Cevap: ömer bin abdülaziz’in (r.a.) hikmetli sözleri
Yarın hesap gününde Rabbim bunlar için beni sorguya çekerse, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bunlar için bana itâb ve serzenişte bulunursa, ben nasıl cevap vereceğim!..
Hanımı Fâtıma anlatır:
“Onun ibâdeti sizlerinki kadardı. Lâkin gece yatakta Allah korkusunu ve kıyâmet hesabını tefekkürden öyle bir hâle gelirdi ki haşyetullah ile kalbi çarpmaya başlardı. Sanki suya düşmüş, yahut avuç içine alınmış bir kuş gibi çırpınırdı. Ben de onun bu hâline dayanamayıp yorganı üstüne örterdim ve kendi kendime;
«–Keşke idarecilik mes’ûliyeti bize tevdî edilmeseydi, keşke o vazifeyle aramızdaki uzaklık, güneşle dünya arasındaki mesafe kadar olsaydı.» derdim.” (İbn-i Kesîr, Tefsir, IX, 201)
İki Yılda Çöktü
Muhammed bin Kâ’b el-Kurazî şöyle anlatır:
Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh- ile Medîne-i Münevvere’de karşılaşmıştım. O zaman genç, yakışıklı, ter ü tâze ve bolluk içindeydi. Daha sonra halîfe olunca yanına gittim, izin istedim, izin verilince içeri girdim. Ömer bin Abdülaziz’i görünce şaşırdım ve ona şaşkın şaşkın bakmaya başladım. Bana sordu:
–Ey İbn-i Kâ’b! Neden öyle şaşkın bir vaziyette bakıyorsun?
–Ey Mü’minlerin Emîri! Renginiz uçmuş, bedeniniz yıpranmış, saçlarınız ağarmış ve dökülmüş! Sizi bu hâlde görünce hayretimi gizleyemedim.
–Ey İbn-i Kâ’b! Beni kabre konduktan üç gün sonra görsen kim bilir ne kadar şaşıracaksın? O zaman karıncalar gözlerimi çıkarmış, gözlerim yanaklarımın üzerine akmış, ağzım burnum da kan ve irinle dolmuş olur. İşte o zaman beni hiç tanıyamaz ve daha çok şaşırırsın.
Şimdi bunları bırak da sen bana İbn-i Abbâs’ın Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’den rivâyet ettiği hadîsi tekrar et... (Hâkim, IV, 300/7706)
Yarına Çıkacağınıza Senet?
Halîfe Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh- ile vezirinin geç vakitte görüşmesi için kandile ihtiyaç olur.
Vezir;
“–Yarınki istihkākınıza mahsûben lâzım olan yağı beytülmalden alsak olmaz mı?” diye sorar.
Halîfe;
“–Olur.” diyerek bir senet yazar ve veziri, kiler emînine gönderir. Kiler emîni senedi okuduktan sonra şöyle der:
“–Bu yalnız yarınki istihkākın senedidir, kifâyet etmez. Halîfenin, yarına çıkacağına dair de bir senet imzalaması lâzımdır ve o senedi de getirmeniz îcâb eder.”
Bu cevap üzerine çaresiz kalan vezir, kendi evinden tedarik ettiği yağ kandilini alarak tekrar halîfenin huzûruna çıkar ve görüşmek istediği meseleyi neticeye bağlar.
Mezîd bin Havşeb -rahmetullâhi aleyh- şöyle der:
“Hasan bin Ali ve Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh-’ten daha fazla (Allah’tan) korkan iki insan görmedim. Sanki cehennem o ikisinden başkası için yaratılmamıştı!” (İbn-i Sa‘d, V, 398)
______________________________
|