Cevap: The Secret Kitap özeti
Sagligin Sirri:
Fiziksel yapimiz hastaligi; bize durumumuz hakkinda bilgi vermek, bakis açimizin dengesinin bozuldugunu, sevgi ve sükran duygularimizi kaybetmeye basladigimizi bildirmek için yaratir. Sevmek ve sükretmek, denizleri ikiye ayirabilir, daglari yerinden oynatabilir, mucizeler yaratabilir. Sevgi ve sükran, tüm hastaliklari ortadan kaldirabilir. Ve gülmek, gerçekten en iyi ilaçtir.
Hepimiz içimizde kurulu temel bir programla dünyaya geliyoruz. Buna “kendi kendini iyilestirme” deniyor. Yaralandigimizda yaralar kendiliginden kapaniyor, bakteriyel enfeksiyon geçirdigimizde bagisiklik sistemimiz kendi kendine iyilestiriyor. Bagisiklik sistemi kendi kendisini iyilestirmek için tasarlanmistir. Duygusal açidan saglikli bir vücutta hiç bir hastalik barinamaz. Vücudunuz her saniye milyonlarca hücreyi yeniler ve ayni zamanda milyonlarca yeni hücre yaratir. Insanin karsilastigi tüm kötülüklerin, hastaligin, fakirligin ve mutsuzlugun nedeni, kusurlu düsüncelerdir. Olumsuz düsüncelerin ve stresin, insan bedenine ve beyin fonksiyonlarina ciddi zararlar verdigi ispatlanmistir. Bunun nedeni; duygu ve düsüncelerimizin sürekli bir araya gelip, yeniden organize olup bedenimizi bastan yaratmalaridir.
Yaslanmaya dair tüm inanislar bizim zihnimizden kaynaklanir, bu yüzden bu düsünceleri bilincinizden atarak, ebedi gençlik ve saglik fikri üzerinde yogunlasin. Toplumun hastalik ve yaslilik konusunda verdigi mesajlari dinlemeyin. Vücudunuzun sadece bir kaç aylik oldugunu, tipki bir çocugunki gibi esnek ve mükemmel oldugunu düsünün. Mükemmel sagliga, mükemmel bir vücuda, mükemmel bir kiloya ve sonsuz gençlige ulasacak sekilde düsünebilirsiniz. Sürekli mükemmelligi düsünerek bunu gerçeklestirebilirsiniz.
Etrafinizda ne olursa olsun, parmaginizla “mutlu hissetme dügmesi”ne basin ve basili kalsin.
“Mükemmel sagliga ve mutluluga odaklanmak”, disarida ne olanlara, basimiza gelebileceklere ragmen hepimizin kendi içinde yapabilecegimiz bir seydir.
Hastaliklardan bahseden birini dinlediginizde, buna odaklandiginiz için siz de hastaligi davet edersiniz. Ayrica onun hastaliginin ilerlemesi yönünde enerji vermis olursunuz. Bu durumdaki birine yardimci olmak istiyorsaniz; sohbet konusunu elinizden geldigince güzel seylere yönlendirin ya da kendi yolunuza gidin. Oradan uzaklasirken ise; o insanin saglikli oldugunu imgeleyerek ve hissederek ona güç ve enerji verin, gerisini akisa birakin.
Unutmayin, Evren’de zaman ve boyut yoktur. Bu yüzden bir hastaligi iyilestirmek de, bir sivilceyi iyilestirmek kadar kolaydir. Herhangi bir sikintiyi kendinize çektiginizde, onu bir sivilce boyutuna indirin, tüm olumsuz düsünceleri kafanizdan atin ve sagligin mükemmelligine odaklanin. Michael Bernard Beckwith “Kendi kendine iyilesen böbrekler, yok olan kanserler gördüm. Görme yeteneginin arttigina ve geri kazanildigina da sahit oldum..”
“Hikayem 10 mart 1981’de basliyor. O gün gerçekten hayatim degisti. Asla unutmayacagim bir gündü. Uçak kazasi geçirmis ve tamamen felç olmus bir vaziyette hastaneye yatirilmistim. Omuriligim ezilmis, birinci ve ikinci boyun omurlarim kirilmisti. Yutma refleksim yokoldugundan bir sey yiyip içemiyor, diyaframim zedelendiginden nefes alip veremiyordum. Yapabildigim tek sey gözlerimi kirpmakti. Doktorlar ömrümün geri kalanini bitkisel hayatta geçirecegimi söylediler tabii. Bundan sonra yapabilecegim tek sey gözlerimi kirpmak olacakti. Bana baktiklarinda gördükleri tablo bu olmasina ragmen, onlarin ne düsündügünün bir önemi yoktu. Asil önemli olan, benim ne düsündügümdü. Kendimi yeniden normal bir insan gibi o hastaneden çikip giderken hayal ettim. Hastanede yatarken yapabilecegim tek sey zihnimi çalistirmakti ve suurunuz yerinde olduktan sonra, gerisini tekrar eski haline getirebilirsiniz. Solunum cihazina bagli yasiyordum.Doktorlar diyaframim parçalandigi giçin bir daha asla kendi kendime nefes alamayacagimi söylemislerdi ama içimdeki küçük bir ses bana “derin nefes al, derin nefes al” diyordu. Sonunda solunum cihazindan çikarildim. Doktorlar bu duruma bir açiklama getiremediler. Bense, beni amacimdan ya da zihnimde canlandirdigim görüntüden uzaklastiracak herhangi bir seyin aklima girip dikkatimi dagitmasina izin veremezdim. Noel’de hastaneden yürüyerek çikmayi kendime hedef koymustum ve bunu basardim. Kendi iki ayagim üzerinde yürüyerek hastaneden çiktim. Bunun olamayacagini söylemislerdi. O günü asla unutmayacagim. Su an disarida bulunan ve aci çeken insanlari düsünerek hayat hikayemi özetlemem ve onlara hayatta neler yapabileceklerini kisaca anlatmam gerekseydi; her seyi dört sözcükte toplayarak özetlerdim “insan düsündügü sey olur.” Morris Goodman – Yazar ve Uluslararasi Konusmaci
______________________________
|